Old Vine Wines of Türkiye: Why Age Matters
Older roots. Fewer berries. More of the vineyard in the glass. Türkiye's old vines were never replanted — they have been here all along.
Goblet vines over 50 years old. Own-rooted bush vines registered with the Old Vine Conference. Ungrafted Papazkarası surviving since before most European wine industries existed. Türkiye has remarkable old vine heritage.
Category: education · 6 min read · Published 2026-06-28 · Altevin Blog
- Arda Wines grows 50+ year old ungrafted Papazkarası goblet vines registered with the Old Vine Conference
- Heraki Wines has 60+ year old Boğazkere and Sultaniye bush vines in Çal-Denizli
- Heraki Patkara grows on 60+ year old own-rooted goblet vines at 1,150m in the Taurus mountains
- Kastro Tireli's Bornova Misketi estate has 8,500 years of documented variety history in the Aegean
- Turkish vines were not systematically replanted and modernised the way much of Europe's were
- Old vine yields are low — the fruit concentration is extraordinary
Why old vines matter
Old vines produce less fruit but better fruit. As a vine ages, its root system deepens — accessing minerals and moisture that younger vines cannot. The vine shifts energy from vegetative growth to fruit production. Yields drop; concentration increases. The result is wine with more complexity, more mineral character, and more of what winemakers describe as "the vineyard in the glass."
Türkiye has a remarkable old vine heritage, because its viticulture was not systematically replanted and modernised in the way that much of Europe's was during the 20th century.
The old vines in the Altevin portfolio
Arda Wines: 50+ year old ungrafted goblet Papazkarası in Edirne — registered with the Old Vine Conference. Also 50+ year old Gamay goblet vines along the Marmara.
Heraki Wines: 60+ year old goblet Boğazkere and Sultaniye in Çal-Denizli. 35+ year old Çal Karası bush vines. Patkara on the Taurus mountains — 60+ year old own-rooted goblet vines at 1,150m altitude, endemic to one valley.
Kastro Tireli: Bornova Misketi on an estate with 8,500 years of documented history with this variety in the Aegean.
502 Vineyards: Merzifon Karası in traditional goblet form in Amasya — an indigenous variety that was nearly unvinified commercially before 502 championed it.
Frequently Asked Questions
What is an old vine in wine terms?
There is no universal legal definition, but the Old Vine Conference (Oxford) defines "old vine" as 35+ years for the basic threshold. Vines at 50+ years are considered genuinely old; 100+ years are exceptionally rare. The Arda Wines Papazkarası at 50+ years qualifies clearly.
Why are Turkish vines so old compared to European ones?
European vineyards were massively replanted during the phylloxera crisis (1870s–1900s) and again during post-WWII modernisation. Turkish viticulture was less disrupted by these replanting waves — many traditional goblet-trained bush vines survived intact.
What is the difference between grafted and ungrafted vines?
After phylloxera, most European vines were grafted onto American rootstocks (which are resistant to the louse). Ungrafted vines grow on their own roots — which is unusual and only possible in regions where phylloxera is absent or where the variety itself is resistant. Arda Wines' Papazkarası is both ungrafted and phylloxera-resistant.
Türkiye'nin Yaşlı Asma Şarapları: Yaşın Getirdiği Fark
Elli yılı aşmış goble asmalar. Old Vine Conference kayıtlarına girmiş, kendi kökü üzerinde duran çalı asmalar. Avrupa şarap endüstrilerinin çoğu daha kurulmadan hayatta kalan, aşısız Papazkarası. Türkiye'nin yaşlı asma mirası dikkate değer.
- Arda Wines, Old Vine Conference'a kayıtlı 50 yaşını aşmış aşısız goble Papazkarası asmaları yetiştiriyor
- Heraki Wines'ın Çal-Denizli'de 60 yaşını geçmiş Boğazkere ve Sultaniye çalı asmaları var
- Heraki Patkara, Toroslar'da 1.150 metrede, 60 yılı aşmış kendi kökü üzerindeki goble asmalarda yetişiyor
- Kastro Tireli'nin Bornova Misketi bağı, Ege'de bu çeşidin belgelenmiş 8.500 yıllık geçmişini taşıyor
- Türk asmaları, Avrupa'nın büyük kısmındaki gibi sistematik biçimde sökülüp yeniden dikilmedi
- Yaşlı asmaların verimi düşük — meyvedeki yoğunluk ise olağanüstü
Yaşlı asmalar neden önemli
Yaşlı asma daha az meyve verir, ama daha iyi meyve. Asma yaşlandıkça kök sistemi derinleşir — genç asmaların ulaşamadığı minerallere ve neme erişir. Enerjisini yaprak büyümesinden meyveye kaydırır. Verim düşer, yoğunluk artar. Ortaya daha katmanlı, daha mineral, üreticilerin "kadehteki bağ" diye tarif ettiği o karaktere sahip bir şarap çıkar.
Türkiye'nin dikkate değer bir yaşlı asma mirası var, çünkü bağcılığı 20. yüzyıl boyunca Avrupa'nın büyük kısmında olduğu gibi sistematik biçimde sökülüp modernize edilmedi.
Altevin portföyündeki yaşlı asmalar
Arda Wines: Edirne'de 50 yaşını aşmış, aşısız goble Papazkarası — Old Vine Conference kayıtlı. Ayrıca Marmara kıyısında 50 yılı geçmiş goble Gamay asmaları.
Heraki Wines: Çal-Denizli'de 60 yaşını aşmış goble Boğazkere ve Sultaniye. 35 yılı geçmiş Çal Karası çalı asmaları. Toroslar'daki Patkara — 1.150 metrede, kendi kökü üzerinde duran, tek bir vadiye özgü 60 yılı aşkın goble asmalar.
Kastro Tireli: Ege'de bu çeşitle 8.500 yıllık belgelenmiş geçmişi olan bir bağda yetişen Bornova Misketi.
502 Vineyards: Amasya'da geleneksel goble formunda Merzifon Karası — 502 sahip çıkana dek ticari olarak neredeyse hiç şaraba dönüştürülmemiş yerli bir çeşit.
Sık Sorulan Sorular
Şarap dilinde yaşlı asma ne demek?
Evrensel bir yasal tanım yok, ama Old Vine Conference (Oxford) temel eşik olarak "yaşlı asma"yı 35 yaş ve üzeri kabul ediyor. 50 yaşını geçen asmalar gerçekten yaşlı sayılıyor; 100 yaşı aşanlar ise son derece nadir. Arda Wines'ın 50 yılı geçmiş Papazkarası bu tanıma net biçimde giriyor.
Türk asmaları Avrupa'dakilere kıyasla neden bu kadar yaşlı?
Avrupa bağları filoksera krizi sırasında (1870'ler-1900'ler) ve İkinci Dünya Savaşı sonrası modernleşmeyle bir kez daha büyük ölçekte yeniden dikildi. Türk bağcılığı bu söküp yeniden dikme dalgalarından daha az etkilendi — geleneksel goble terbiyeli çalı asmaların çoğu olduğu gibi hayatta kaldı.
Aşılı ve aşısız asma arasındaki fark nedir?
Filokseradan sonra Avrupa asmalarının çoğu, zararlıya dayanıklı Amerikan anaçlarına aşılandı. Aşısız asmalar kendi kökleri üzerinde yetişir — bu alışılmadıktır ve yalnızca filokseranın bulunmadığı ya da çeşidin kendisinin dayanıklı olduğu bölgelerde mümkündür. Arda Wines'ın Papazkarası'sı hem aşısız hem de filokseraya dayanıklı.